Bu yazımda sizlere kayıtlara gezi parkı direnişi olacak geçen olaylar zinciri hakkındaki fikirlerimi aktarmak istiyorum.
Gezi Parkı direnişi gayet masum bir eylem olarak başladı. Gezi Parkı'nda ki bir kaç ağacın kesileceğini zanneden insanlar (çünkü sökülüp başka yerlere ekilecekti) sakince bekleyerek zannettikleri şeyi durdurmaya çalıştılar. Ancak devletimizin kararlı tavrı olayların dahada büyümesine sebep oldu. Bir kaç kişiyle başlayan eylem bir baktınız dünyanın gündemi haline geldi. Bunun (basına göre) sebebi polisin aşırı güç kullanmasıydı. Ama polis her zaman müdahale yapmadan önce kişileri uyarır daha sonra müdahalesini yapar. Her neyse;
Herkesinde bildiği gibi dünyada türlü türlü zulümler olmakta (inşallah yakın zamanda durur bu zulümler) Avrupa medyası bu zulümleri kâle bile almazken Gezi Parkı protestolarında polisin yaptığı müdahaleleri sanki Türkiye'de savaş varmış devlet halka zulmediyormuş gibi gösterdiler. Ahmet Yenilmez o günlerde Avrupa'da bir ülkeye gittiğinde gazetelere göz atmış gazetelerde biliyorsunuz manşet Gezi Parkı Direnişi. Baktığında bahsedilen haberlerdeki yerin Türkiye olduğuna inanamamış adeta Afganistan vs. gibi ülkeler gibi göstermişler. Halbuki o ülkelerde her gün onlarca bazen yüzlerce insan ölüyor. Gezi Parkı olaylarında ölen insan sayısı 6'dır. Bunların arasında şehit olmuş bir polisimizde vardır. Ayrıca burası çok önemli Ankarada ki bayrak yakma olayını biliyorsunuzdur. Bayrağımızı yakanların arasında Gezi olaylarına ölen ve adeta bir kahraman gibi gösterilmeye çalışılan ETHEM SARISÜLÜK'te vardır.
Mehmet Ali Alabora'nın olaylar arasında attığı provoke edici tweet aslında gayet doğru söylüyor. Mesele Gezi Parkı değil MESELE BÜYÜYEN TÜRKİYE arkadaş. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en parlak mayıs ayını geçirmişken bunun olmasını istemeyenler yani içimizdeki ve dışımızdaki düşmanlar bir bahane arıyorlardı. Bunu önce ODTÜ'de denediler olmadı ama yılmadılar. Bu kezde Gezi Parkı'nda denediler bu sefer daha etkili oldular ama MİLLET yine bu oyunu bozdu.
Mesele Büyüyen Türkiye'nin lideri Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'dı. Başbakanımız onlara bir söz söyledi diye demediklerini bırakmadılar ama kendileri başbakanın rahmetli anasına bile küfür edecek kadar alçalacak bir durumda idiler.
Bunlar siyasetle alakamız yok diyip Taksim'de CHP ile BDP ile kucak kucağa olan kişilerdir. Diğer marjinal grupları söylemiyorum bile.
Şer odakları Allah'ın izniyle yine hedeflerine ulaşamayacaklar Büyüyen Türkiye'nin önünü kesemeyeceklerdir. Bizim meselemiz Ak Parti'ye oy verin meselesi değil. Ama oynanan oyunu görün...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder